sayfalar

21 Eylül 2012 Cuma

Montessori yaz, montessori yaz… eee buyrun Montessoriye,


Daha önceki bir yazımdan alıntıyla başlamak istedim.

“Gel gelelim büyüklerimizi saran “nedir bu montessori” telaşına… Merak etmeyin öcü değil; atıştırmalık hiç değil... Peki nedir? Hakkında bir sürü olumlu ve olumsuz yayın bulabileceğiniz ama temelde bir montessori sınıfında oturmadan, çocuğunuzla empati kurmadan ya da uygulayan birilerinde canlı canlı görmeden, çocuğunuzla doyasıya, özgürce yapılan aktivitelere açık olmadan, döker saçar korkusunu içinizden atmadan, hayatın hızından ve karmaşasından arınmadan anlamlandıramayacağınız; cinsiyeti, dini, dili, ırkı olmayan, hoşgörü, sevgi, saygı, özgüven ve yaratıcılığa dayanan bir eğitim yöntemi.”

29 Mayıs 2012 tarihli yazımda yazdığım bu paragraftan sonra maillerimde ve telefonumda ufak bir kitlenme yaşadım. Meğer ne çok merak eden varmış bu Montessoriyi. Tabi ki kitabi bilgi kıvamında bir anlatıma girmeyeceğim, hem Türkçe hem de İngilizce bir sürü kaynak var bu tip bilgileri edinebileceğimiz. Kurcaladığım bilgileri nasıl kendi hayatımıza uyarladığım ve pratiğe geçirdiğimle ilgili anlatacağım.

Evde montessori mi, nasıl yani?

Çocuk odasından başlayacak olursak tam bir cüce odası olduğunu söylemeliyim. Herşey kendi boyutunda, devler dünyasından cüceler dünyasına geçiş gibi.

cücemin dolabı, askılığı, aynası, küçük çorap çekmecesi. Görünmüyor ama  çorap çekmecesinin üzerinde  CD çaları var.

kitap ve peluşlarının durduğu raf

Ayna Montessori için çok önemli, kendini sürekli keşfediyor.

Resim, daha doğrusu karalama yaptığı faaliyet masası

Faaliyet masasının üzerindeki mandallı panoda Ulaş'ın yaptıkları da yer alıyor ama bu aralar sanatla ilgili gelişimi için küçük küçük resimler var panosunda.

Cücemin yer yatağı

Dolaplarını istediği gibi açıp, istediğini alabiliyor. Çoraplarını giydirmem için getirebiliyor, okutacağı kitabı kendisi seçebiliyor, uyumak istediği zaman rahatlıkla yatağına yatabiliyor, kendi boyutundaki askısından havlusunu alıp elini yüzünü kurulayabiliyor. Masasına oturup resim yapabiliyor. Yaptığı resimleri sergilemek ve övgüleri toplamak için mandallı bir panosu var. Ama bazı eserlerini çerçeveletip evin başka odalarında da sergi alanları oluşturmakta fayda var. Eserlerinin, emek verdiği şeylerin ne kadar değerli olduğunu anlatmanın daha güzel bir yolunu bulan varsa bilemem. Evet kolay yolu var, “afferin” demek ama neden kolaya kaçıyoruz ki??? Benim cücem henüz o kadar büyümediği için daha evi eserleriyle süsleyemedi. Duvarlarını istediği gibi boyuyabiliyor (tabi duvarları boydan boya kağıt kaplamak suretiyle). Cd çaları da cücemin erişebileceği bir konumda, istediği zaman açıp istediği zaman kapatabiliyor.

Duvar boyamaları için duvarı kapladığımız rulo kağıt.

Gelelim salona,
Salonda oyuncaklarının durduğu raflar var ve bütün oyuncakları açıkta duruyor. Istediğini istediği zaman alıp oynaması için bu şekilde yaptım sözüm ona ama gel gör ki oyuncaklara pek ilgi duymuyor, nerede tuhaf şeyler var onlarla oynuyor. Heeee tabi bir de bütün oyuncaklar raflara nasıl sığıyor, söyle ki oyuncak sayısı çok az. Çevresine olan ilgisinin azalmasını istemediğimden oyuncaklara boğmuyorum.

Salon sehpalarından Ulaş için yapılmış raf düzeni

Televizyon altı nasıl da oyuncak rafı oluvermiş


Gelelim mutfağa,
Bir kere su damacanasının başından pek ayrılmıyor. Basıp su doldurmayı çok seviyor. Bir de mutfakta kendi rafı var, orada bitmiş yoğut kutuları, peynir kutuları, süt kutuları, plastik bardak, makarna, mercimek, çanak vs. duruyor. Mutfağa girdiğinde yetişkin yaşamında sürekli gördüğü malzemelerin boş hallerine doluymuş gibi davranıyorJ kıyamaaam…

Şekilden de görüldüğü üzere epey dağınık, çünkü burası Ulaş'ın rafı.


Bir de değişik deneyimler sepetimiz var.
Sepetimiz biraz kalabalıklaştı, çünkü değişik gördüğü hiç bir yere sığdıramadığı herşeyi bunun içine atıyor bizim ufaklık.


İçinde değişik deneyimler yaşayabileceği, değişik dokulara dokunabileceği malzemeler var. Metal malzemeler: bitki çayı demlenen bir bardaklık demleme aparatı, küçük bir çırpıcı, mama kaşığı, çay kaşığı, yemek kaşığı, çay tabağı; tahta malzemeler: tahta mandal, tayga toystan aldığım üzerinde mercekler ve kumaş parçaları olan çıngıraklı tahta bloglar, yemek kaşığı, ayakkabı fırçası (temiz), tahta saç fırçası; cam malzemeler: baharatlık, küçük boy kavanoz, tuzluk, boncuklu kolyeler, içi mercimek ve nohut dolu cam kavanozlar;doğadan malzemeler: kozalak, şeftali çekirdeği, kayısı çekirdeği, çakıl taşları, deniz kabuğu, sünger; kumaşlar: saten, kadife kumaşlar,  kurdeleler, yün yumakları, küçük bir çanta, eşarp, fular, ponponlardan yapılmış parmak kuklalar…
Ara ara sepete yeni sürprizler girebiliyor…

Bunun dışında yapılabilecek o kadar güzel aktiviteler var ki. Mesela bir çubuğun ucunu bez ya da kumaş ile kaplayıp yoğurt; kapları, kola kutusu, metal bir kase, ahşap bir kase,  ve değişik ses veren bir çok malzemeyi diziyorsunuz ve sonrasını cücenize bırakıyorsunuz. Bakın görün ritm çubuklarıyla çıkardığı sesler ne kadar hoşuna gidecek. Tecrübeyle sabittir.


ritm çubuğu ve ters çevrilmiş ahşap kutu ile eğlence
Neyin peşindesin anne, müzik yapıyorum


Yazıyı çok uzatmak istemiyorum. Tekrar aynı konu üzerine yazacağım, bu girizgah niteliğinde bir yazı olsun. Ama işin özü şu ki, Montessorinin özü çocuğu mümkün olduğu kadar doğalına bırakmak, kendine güvenini sağlamak için bazı şeyleri kendi boyutuna indirmek, evin her odasında artık onun da var olduğunu hissettirecek düzenlemeler yapmak, kendini oraya ait hissetmesini sağlayacak  ve kendi kendine birşeyleri gerçekleştirmenin hazzını yaşayacağı düzenlemeler… Sıkça sorulması gereken eğlenceli bir soru var: “Ne yapabilirsin Ulaş kendi kendine?”

Bu anlattığım şeyler montessoriye giriş… Montessori eğitim anlamında 3 yaşında başlıyor, değişik aktivitelerle oyunlarla inanamayacağınız şeyler öğreniyorlar, hem pratik hayata hem geometriye, fizik, kimya ve doğaya dair. Ama 3 yaştan sonra evde bunları uygulama olanağı yok, uygulamak için montessori eğitmenine ihtiyaç olduğu bir gerçek maalesef. Bu aşamadan sonra evde sadece belli sorumluluklar verilebilir. Bizimle yemek yapmak, sofrayı hazırlamak, kek yapmak, ekmek kesmek gibi, ne yapabiliyorsa kendi kendineJ

Maalesef bazen annelik ve öğretmenlik arasındaki sınırı farketmeden geçiyoruz. Anne olarak kalmamız dileğiyle…


Yazarın Notu:
Bu arada yazımın başında belirttiğim gibi maillerim de telefonum da kilitlenmedi maalesef.  O benim hayalimJ Ama kilitlense ve bir çok kişi alternatif yöntemler denemek istese fena mı olurdu? 


9 yorum:

  1. Ne güzel yazmışsın eline sağlık.
    Benim minnoşumun odası malesef montessoriden pek bir uzak ilk iş masa sandalye almak gibi geliyor bana.
    Siz nerden aldınız masa sandelyeyi? ikeada mamut grubunda vardı renkli bişeyler onlardan almayı düşünüyorum ama böyle soft renkli olmasının özel bir durumu var mı renk dikkatini dağıtır mı merak ettim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İçtencim

      Ben dogumdan sonra montessori ile tanıstım,ve Alp biliyorsun hem klasik anlamda bir "cocuk odasında" hem de onun boyutlarında bir oda da yasadı.

      Ve ikisi arasındaki fark inanılmaz gercekten, kendi boyutlarında bir dunyada cok daha rahat ve cok daha ozguvenli...
      Bir de latt grubu masanın soyle guzelligi var ustune de resim denemeleri yapıldıgında silinebiliyor kolayca ...

      Sil
    2. evet aynen öyle. latt grubu çabuk siliniyor ama ahşabı boyanmadığı müddetçe. Benim cüce ahşap kısımlarını, masanın ayaklarını falan boyadığı için durum farklı. silinmiyor ahşap maalesef. ama önemli değil, hiç engellemiyorum, kendi masası ve istediği gibi çizebilir. odasında estetik görünmek zorunda değil, neticede kendi odası. bakalım bugün bununla ilgili bir danışma randevumuz var Hilal Öktem'le. onu da aktarırım yarın.

      Sil
  2. Teşekkür ederim. Ben doğduğunda oda yapmamıştım, montessori odası yapmak için beklemiştim. Sonra bir çırpıda evimizin herşeyi İkeadan herşeyni alıverdim. masa da oradan alınma ve evet özellikle ahşap, doğal malzemeden ve özellikle renkli değil. Mümkün olduğu kadar doğala yakın olmaya çalışıyoruz. Mamut grubu yanlış hatırlamıyorsam plastikti. bir de sanki biraz fazla renkliler, fazla dikkat çekici:)) Ulaş'ın masa sandalyesi Latt grubu, hem hafif, hem ahşap... Madem Ankara'dasın görüşsek aslında, tanışmak güzel olabilir.

    YanıtlaSil
  3. İçten, Ulaş'ın odası harikaymış! Gerçekten tam anlamıyla Montessori çocuk odası ilk sende gördüm sanırım; ellerinize sağlık! Sevgiler, Başak (Çınar kıpırının annesi)

    YanıtlaSil
  4. Valla bakıyorum bu montessori olayına da ben bir çaba harcamadan bu saydıklarınızı kızım zaten yapıyor.doğal büyüme süreci içinde giymek istediği kıyafeti çorabı getiriyor,ayna ile çok iç içe,çizim yapıyor,ışığı açıp kapatmak isterse bunu da başarıyor rahatlıkla.hiçbiri için özel bir düzen yada eğitim geliştirmedim.gruplarda gördüğüm evde montessori çalışmalarının çoğunu ben kurgulamadan kendisi bir şekilde geliştirip yapıyor.örn: kaptan kaba su aktarma,renkleri ayırma,içinde dışında gibi kavramları uygulama vs. Bunlar için ben özel etkinlikler düzenlemedim.kendi evin içinde oyuncaklarını yada başka şeyleri kullanarak yaptı.Yani bu montessori konusunda biraz düşünceliyim sanki biraz avrupa özentiliği gibi geliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Montessori için de ben de sisiz gibi düşünüyordum. Odasını Ulaş 9 aylıkken bu hale getirdim. Öncesinde bir odası yoktu, park yatağında yatıyordu. Montessori çocukların doğal ritmlerini dikkate alan bir sistem ve dolayısıyla aslında doğala dönüş. Bir de aslında Montessori bu değil. Bunlar sadece evde onun kendine ve ortama olan güvenini sağlayan ufak tefek düzenlemeler. Montessori aslında akademik ilerleme ve sorumluluk duygusu ile ilgili bir disiplin ve bu eğitim için de gerçek anlamda Montessori eğitmenlerine ihtiyaç var, evde yapılabilecek bir şey değil. Matematik öğreniyorlar, dil bilgisi öğreniyorlar ve bunların hepsini materyallerle oyun oynayarak yapıyorlar. bu sayede sebep sonuç ilişkisi kuruyorlar ve ezberden uzak bir öğrenme şekli ile büyüyorlar. İlkokul eğitimleri daha da inanılmaz, materyallerle, bizlerin lisede öğrendiği pisagoru falan öğreniyorlar, hikayeler yazmaya başlıyorlar, biyolojiyi deneylerle öğreniyorlar. Okudukça, anlattıkça ağzımın suyu akıyor gerçekten. Ama bir noktada da size katılmadan edemeyeceğim, maalesef Türkiye'de her işten olduğu gibi bu işten de para kazanmaya çalışan ve bunu bir pazarlama malzemesi yapan fırsatçılar var. Ama ben bu konuda da şöyle düşünüyorum, eğriyi görmesek doğruyu anlamlandıramayız.
      Sizin kızınız için sevindim, ama kız çocukları zaten hep daha bilinçli ve önde oluyorlar. Çünkü Ulaş kendini her zaman güvende hisseden bir çocuk değildi ve ben ona böyle bir formül bulmuştum.

      Sil
  5. ne kadar guzel bir oda olmus boyle ,saglikla buyusun evladiniz :)

    YanıtlaSil
  6. Merhaba odasına bayıldım ulaşın , yatağı özel mi yaptırdınız yoksa hazır mı aldınız acaba ? Benim kızım da yer yatağında yatıyor klasik odalardan almak istemedim çok ağır modeller var göz yoruyor , en güzeli sizin gibi dizayn etmek baktığım çoğu sitede böyle güzelini görmedim. Bu konuda yardımcı olabilirseniz çok mutlu olacağım . Teşekkürler

    YanıtlaSil